16. MEMURLARIN HASTALIK RAPORLARINI VERECEK HEKİM VE RESMİ SAĞLIK KURUMLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

 

 MEMURLARIN HASTALIK RAPORLARINI VERECEK HEKİM VE RESMİ

SAĞLIK KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

 

            Maksat ve Şumül:

            Madde 1 - Bu yönetmelik, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 107. nci maddesine dayanılarak, aynı kanunun değişik 1. nci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlara hastalık raporlarının hangi hallerde hangi hekimler veya resmi sağlık kurulları tarafından verileceğini ve raporların süreleri ile bu konuya dair diğer hususları düzenlemek amacıyla hazırlanmıştır.

 

            Hastalık Raporlarını Verecek Hekim ve Resmi Sağlık Kurulları:

            Madde 2 - Memurların hastalık raporları, Devlet Memurları Tedavi Yardımı Ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği uyarınca kendilerini tedavi eden hekim veya Resmi Sağlık Kurullarınca düzenlenir.

 

            Resmi ve özel hekim bulunmaması ve hastanın tıbbi sebeplerle veya ulaşım Şartlarının elverişsizliği yüzünden hekim veya sağlık kurulu olan bir yere gönderilememesi halinde, sağlık memuru, hemşire ve ebeler memurun hasta olduğunu ve bir hekim tarafından muayene edilmesinde zaruret bulunduğunu bildiren gösteren hastalık belgesi düzenler.

 

            Yurt dışında görevli memurların hastalık raporları, Büyükelçi ve Elçi tarafından tespit edilerek Dışişleri Bakanlığına bildirilmiş olan hekim ve hastanelerce mahalli mevzuata göre düzenlenir.

 

            Geçici görevle veya bilgi ve görgüsünü arttırmak, staj yapmak gibi sebeplerle yurt dışına gönderilen memurlardan hastalananlara, yıllık izinlerinin yurt dışında kullanırken hastalanan memurlar hakkında da 3. ncü fıkra hükümleri uygulanır.

 

            Hastalık İzni Süreleri:

            Madde 3 - Hastalık raporlarında;

 

            a) Resmi Sağlık Kurulları, 657 Sayılı Kanunun değişik 105 nci maddesindeki süreler dikkate alınarak, lüzum gördükleri süre kadar,

            b) Tek hekim 20 güne kadar,

            c) İkinci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hallerde sağlık memuru, hemşire ve ebeler 7 güne kadar,

            d) Dış ülkelerde tek hekim veya sağlık kurulları, o ülkenin raporları ilgili mevzuatında tespit edilmiş süreler kadar,

 

            Hastalık izni verilmesine lüzum gösterebilirler.

 

            Ancak (c) bendine göre düzenlenmiş hastalık belgelerinin geçerli sayılabilmesi için bunların İl Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürlüğünce veya bu kuruluş tarafından belirlenen bir hekim tarafından, (d) bendine göre alınan raporların geçerli sayıla bilmesi için raporlardaki sürelerin o ülke mevzuatına uygunluğunun misyon Şefince onaylanması zorunludur.

 

 

 

            Hastalık İzninin Sonunda İyileşmeme Hali:

            Madde 4 - 3. ncü maddenin (b) fıkrası uyarınca tek hekimler tarafından düzenlenen hastalık raporlarında gösterilen zorunluluk üzerine kendilerine kısım kısım veya bütün olarak aynı fıkradaki en çok süre kadar hastalık izni verildiği halde ilk hastalığın devamı veya başka bir hastalığa yakalanma sebebiyle görevlerine başlayamayan memurların müteakip muayene ve tedavileri resmi yataklı tedavi kurumlarınca yapılır ve bunların hastalık raporları adı geçen kurumların sağlık kurumlarınca düzenlenir.

 

            Ancak o yerde resmi yataklı tedavi kurumu bulunmaması ve başkanın tıbbi sebeplerle veya ulaşım Şartlarının elverişsizliği yüzünden resmi yataklı tedavi kurumu bulunan bir yere gönderilmemesi halinde tek hekimler düzenleyecekleri hastalık raporlarına en çok 20 gün daha hastalık izni verilmesini zorunlu gösterebilirler.

 

            Hastanın nakline engel olan tıbbi sebeplerin hekimce belirtilmesi, ulaşım Şartlarının elverişsizliğinin de mahalli mülki amirlikten alının bir yazı ile belgelendirilmesi zorunludur.

 

            İkinci fıkra uyarınca düzenlenen hastalık raporlarının geçerli sayılabilmesi için bunların kurumun veya İl Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürlüğünün belirleyeceği sağlık kurullarının onaylanması şarttır.

 

            Hastalık İzninin Geçirileceği Yerler:

            Madde 5 - Memurlar hastalık izinlerini ancak hastalık raporlarında gösterilecek tıbbi zorunluluk üzerine veya merkezde kurum amirinin, illerde mülki amirinin yurt dışında misyon şefinin onayı ile; Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan sivil memurlar hastalık izinlerini ancak raporlarında gösterilecek tıbbi zorunluluk üzerine veya izin vermeye yetkili amirin, yurt dışında kıdemli askeri ataşenin onayı ile görev yerinden başka bir yerde geçirebilirler.

 

            Geçici görevle bulundukları yerde hastalanan memurların hastalık izinlerini geçici görev mahalli dışında geçirebilmeleri geçici görevi veren makamın onayına bağlıdır.

 

            Yıllık İzinde Hastalanma Hali:

            Madde 8 - Yıllık izinlerini kullanırken hastalanan memurlar hastalık iznini kullanmakta oldukları yıllık izinlerinin kalan kısmını bulundukları yerde geçirerek görevlerine başlarlar.

 

            Hastalık izninin süresi kullanmakta oldukları yıllık izin süresinde fazla olan memurlar hastalık izinlerinin bitiminde görevlerine başlarlar.

 

            Bunların hastalanmaları sebebiyle kullanamadıkları yıllık izinlerinin süresi 657 Sayılı Kanunun değişik 102. maddesi göz önünde bulundurularak hesaplanır ve bu süre aynı Kanunun 103. maddesine göre kullandırılır.

 

            Acil Vakalar:

            Madde 7 - Acil vakalarda düzenlenen hastalık raporları uyarınca hastalık izni verilebilmesi için raporda vakanın acil olduğunun belirtilmiş olması şarttır.

 

            Aksi takdirde hasta memur, hastalık izni kullanıyor sayılmakla beraber en kısa zamanda Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin ilgili maddelerine göre muayeneye sevk edilerek hakkında bu muayene sonucuna göre işlem yapılır.

 

            Hastalık izni vermeye yetkili amirler lüzum gördükler takdirde hastalık raporunun acil bir vaka üzerine düzenlenip düzenlenmediğinin belirtilmesini en yakın sağlık kurulundan isteyebilirler.

 

            Resmi sağlık kurullarının hastalık raporunun düzenlenmesine esas olan vakanın acil olmadığını belirtmeleri halinde ilgili memur hakkında ikinci fıkra uyarınca işlem yapılır.

 

            Aralıklı Olarak Alınan Hastalık Raporları:

            Madde 8 - Resmi sağlık kurullarınca düzenlenen veya onaylanan raporlara göre verilen hastalık izinleri hariç 3. ncü maddenin (b) fıkrası uyarınca tek hekimlerin değişik tarihlerde düzenledikleri hastalık raporlarında zorunluluk üzerine kendilerine yıl içinde toplam 40 gün hastalık izni verilen memurların o yıl içinde bu süreyi aşan ilk ve müteakip hastalık raporlarının geçerli sayılabilmesi için bunların kurumun veya İl Sağlık ve Sosyal yardım Müdürlüğünün belirleyeceği resmi sağlık kurullarınca onaylanması gereklidir.

 

            40 günlük sürenin hesaplanmasında 3. ncü maddenin (c) fıkrası uyarınca düzenlenen hastalık belgelerinde gösterilen zorunluluk üzerine verilen hastalık izinleri de göz önünde bulundurulur.

 

            Hastalık İzinlerinin Verilmesi:

            Madde 9 - Memurlara, merkezde kurum amirinin, illerde kurum amirinin teklifi üzerine mülki amirin, yurt dışında misyon Şefinin onayı ile hastalık raporlarında gösterilen istirahat süreleri kadar hastalık izni verilir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan sivil memurlara bu izinler, izin vermeye yetkili amirin, yurt dışında kıdemli askeri ataşenin onayı ile verilir.

 

            Bu Yönetmelik ile Devlet Memurları Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinde tespit edilen usul ve esaslara uyulmaksızın alınan hastalık raporlarına dayanılarak hastalık izni verilemez.

 

            İkince fıkrada belirtilen sebeplerle hastalık izni verilmediği halde görevlerine başlamayan memurlar izinsiz ve özürsüz olarak görevlerini terk etmiş sayılarak haklarında 657 Sayılı Kanun ve değişiklikleriyle, özel kanunların bu konularla ilgili hükümleri uygulanır.

 

            Memurun İyileştiğine Dair Sağlık Raporu:

            Madde 10 - 657 sayılı Kanunun değişik 105. nci maddesinde belirtilen en uzun süreler kadar hastalık izni alan memurun göreve başlayabilmesi için, yurt içinde resmi sağlık kurullarından, yurt dışında mahalli usule göre, iyileştiğine ve o günkü haliyle göreve başlamasında sağlık yönünden bir mahzur bulunmadığına dair sağlık raporu almış olması gerekir.

 

            Diğer Kamu Görevlilerinin Durumu:

            Madde 11 - 657 sayılı Devlet Memurları Kanuna eklenen değişik Ek Geçici Maddelere göre aylık almakta olan personel hakkında da bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.

 

            Yürürlükten Kalkan Maddeler:

            Madde 12 - 17.5.1972 tarihli ve 14190 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 29.4.1972 tarihli ve 7/4373 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren "İstirahat Gerektiren Hastalık Halinde Raporları Verecek Hekim ve Sağlık Kurumları Yönetmeliği" yürürlükten kaldırılmıştır.

 

            Yürürlük:

            Madde 13 - Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 

            Yürütme:

            Madde 14 - Bu Yönetmelik hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

 

ÖĞRETMENLERİN HASTALIK RAPORLARINI ALIRKEN DİKKAT EDECEKLERİ  HUSUSLAR VE DEVLETÇE ÖDENECEK TEDAVİ GİDERLERİ

 

            Devlet memurlarının sosyal haklarında biri de hastalık halinde izin verilmesi ve tedavi giderlerinin Devlet tarafından karşılanmasıdır. Memurun bu hakları kullanabilmesi için kendi beyanı yeterli değildir. Hastalık izninin verilmesi ve tedavi yardımı yapılması bazı usul ve esaslara bağlanmıştır. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 105. maddesinde memurun hizmet süresi belirlenmiş ve 107. maddesinde de hastalık raporlarının hangi hallerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından verileceğinin yönetmelikle düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir.

 

            Söz konusu maddeler hükümleri uyarınca, hastalık raporlarıyla ilgili olarak "Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği" ile "Memurların Hastalık Raporlarını Verecek Hekim ve Resmi Sağlık kuruları hakkında Yönetmelik" yürürlüğe konulmuştur. Bu yazıda kısalığı temin için ilk yönetmelikten "Tedavi Yardımı Yönetmeliği", ikinci yönetmelikten ise "Hastalık Raporları Yönetmeliği" diye söz edeceğiz.

 

            Memurlara hastalık halinde izin verilebilmesi, hastalık halinin doktor raporuyla belgelendirilmesi ve hastalığın ne kadar izin gerektirdiğine bu raporda lüzum gösterilmesine bağlıdır. Hastalık iznine lüzum gösteren raporlara dayanılarak izin verilebilmesi için bu raporların yönetmeliklerde belirlenen usul ve esaslara uygun olarak alınmış olması gerekir. Hastalık raporları yönetmeliğinin 9. maddesinin ikinci fıkrasındaki "Bu yönetmelik ile Devlet Memurları Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri yönetmeliğinde tespit edilen usul ve esaslara uyulmaksızın alınan hastalık raporlarına dayanılarak hastalık izni verilemez" hükmüne hastalık raporlarının usul yönünden incelenmesine ağırlık verilmesini zorunlu kılmaktadır. Konunun önemi nedeniyle, Başbakanlık bir genelge yayımlayarak hastalık raporlarının usul ve esas yönünden incelenmesini, yönetmeliklerde belirlenen usul ve esaslara uygun olmayan hastalık raporları alanlar hakkında gerekli yasal önlemlerin alınmasını istemiştir.

 

            Hastalık halinde başvurma ve bunun üzerine yürütülecek işlemler memurun yurt içinde ve görevinin bulunduğu yerde hastalanması, memurun yurt içinde ve görevinin bulunduğu yer dışında hastalanması ile yurt dışında bulunan memurun hastalanması hallerine göre farklılıklar gösterir.

 

            Tedavi Yardımı Yönetmeliğinin 8. maddesine göre, görevli olduğu yerde hastalanan memur, durumu kurum amirine bildirmeli, kurum amirinin düzenleyeceği hasta yollama (sevk) kağıdı ile varsa kurum doktoruna, kurum doktoru yoksa bulunduğu yere en yakın resmi doktora gitmelidir. Hasta, doktorun bulunduğu yere gidecek durumda değilse, doktor hastanın bulunduğu yere gider, Doktor gerek gördüğü takdirde, hasta o yerdeki genel ve katma bütçeli kurumlar, Kamu İktisadi teşebbüsleri, özel idare veya belediye hastanelerinden birinde muayene ve tedavi olabilir. Hastanın bulunduğu yerde belirtilen bu doktor ve sağlık kurumları yoksa hastayı buralara ulaştırmak mümkün değilse serbest doktor sağlık memuru hemşire veya ebe de tedavi yapabilir, istirahat raporu verebilir.

 

            Memurun yurt içinde görevli bulunduğu yer dışında hastalanması halinde muayene ve tedavi için başvurabilmesi, öncelikle görevli olduğu il hudutları dışına çıkmasına, görevli bulunduğu yerin mülki amirliğince (merkezde yetkili amirince) müsaade edilmiş olmasına ve bu durumun belgelendirilmesine bağlıdır. İzin belgesi alan memur, bulunduğu yerde kurumun teşkilatı ve doktoru varsa, kurumun teşkilatına başvurmak zorundadır. Kurumun o yerde doktoru yoksa, kurumun teşkilatına veya mülki amirliğe başvurabilir. Çalıştığı kurumun teşkilatı yoksa mülki amirliğe başvurmak gerekir. Bu şekildeki başvuruyu müteakip, hastanın sevki ve tedavisi yukarıdaki paragrafta açıklanan doktor ve kurumlarca aynı yönetmelik sırasına göre yapılır.

 

            Yurt içinde hastalanan memurlar, açıklanan şekil ve öncelik sırasına göre başvurusunu yapmak Şartıyla, belirlenen doktor veya kurumlardan rapor alabilirler. Açıklanan başvuru usullerine uyulmadan alınan raporlara dayanılarak izin verilmesine imkan yoktur. Zaruret halinde sağlık memuru, hemşire ve ebelerin 7 güne kadar verebilecekleri raporların geçerli sayılabilmesi için bunların İl Sağlık Sosyal Yardım Müdürlüğünün veya bu kuruluşun belirleyeceği bir doktor tarafından onaylanması mecburiyeti vardır.

 

            Konuyu daha anlaşılır hale getirebilmek gayesiyle birkaç örnek verelim;

 

            Bir memurun kurumuna başvurup sevk kağıdı almadan herhangi bir doktor veya sağlık kuruluşundan rapor alması halinde, bu raporun geçerli sayılması (acil haller hariç) mümkün olamamaktadır. Çünkü böyle bir rapor bahsi geçen yönetmeliklerdeki başvuru usulüne uygun değildir. Sağlık kurulu raporu olsa bile, alınışında usul hatası yapıldığından geçerli sayılmayacaktır.

 

            İkinci bir örnek; Ankara'da görevli bir öğretmen, beş günlük bir mazeret izni almış ve bu iznini İzmir'de geçirmek üzere de Mülki amirden il dışına çıkış izni almış olsun. İzmir'e gidişinden iki gün sonra acil olmayan bir hastalığa yakalanan bu öğretmen Karşıyaka Kaymakamlığına başvurarak Devlet Hastanesine sevkini yaptırmış ve buradan sağlık kurulu raporu almıştır. Bu raporun geçerli sayılması mümkün değildir. Çünkü İzmir'de Bakanlığımızın Sağlık Eğitim Merkezi vardır. Bunu iç,in bahse konu öğretmenin, İzmir'deki bir kuruluşumuza başvurması ve Sağlık Eğitim Merkezine sevkini yaptırması gerekirdi. Açık olan yönetmelik hükmüne uyulmadan alınan bu rapora dayanılarak izin verilmesi (raporun izne çevrilmesi) mümkün değildir.

 

            Yurt dışında sürekli görevle bulunan memurlar hastalanmaları halinde bağlı bulundukları misyon Şefliğine, bu misyon Şefliğinin bulunduğu yerden başka bir yerde ise en yakın misyon Şefliğine başvurarak sevklerini yaptıracaklardır. Yurt dışında geçici görevle veya bilgi ve görgüsünü arttırmak, staj yapmak gibi sebeplerle bulunanlarla izinlerini yurt dışında geçiren memurların hastalanmaları halinde bulundukları yere en yakın misyon Şefine müracaat ederek sevklerini yaptırmaları gerekir.

 

            Yurt dışında hastalanan memurların hastalıkları İstirahat gerektiriyorsa, bunlara verilecek raporlar, büyükelçi veya elçi tarafından saptanan doktor veya hastanelerce, o ülkenin mevzuatına göre düzenlenir. Bu raporlar misyon Şefliğince onaylanırken; sevkin misyon Şefliğince yapıldığını ve yapılan tedavisi ile alınan raporların mahalli uygulamaya uygun olduğunun belirten Şerhlerin konulması gerekir.

 

            Birçok memur ve öğretmen, yurt dışından rapor alırken yukarıda belirtilen esaslara uymamaktadır. Kendileri bir doktora başvurarak rapor almakta ve bu raporu tercüme ettirerek tercümenin aslına uygun olduğunu onaylatmaktadırlar. Bu tür raporlara dayanılarak izin verilmesi mümkün olmamaktadır.

 

            Acil vakalarda, hastalık halinde başvurma usullerine uymak mecburiyeti yoktur, mümkün olduğu takdirde hastanın kurum doktoruna yoksa hükümet veya belediye doktoruna, bunlarda yoksa diğer hastanelere başvurulmasına imkanlar ölçüsünde dikkat edilmesi gerekir. Bu hususa dikkat etmek hasta ile ilgili işlemlerin (sevk, rapor alma, ilaç temini vb.) kolaylıkla yapılması açısından faydalar sağlar. Acil hallerde belirtilen doktor ve diğer sağlık kuruluşlarından hiçbirinin bulunmaması veya o yerlere ulaşılması hastanın sağlığı yönünden sakıncalı ise, serbest doktor veya özel sağlık kuruluşuna da başvurabilir. Ancak gerekli işlemlerin sonradan tamamlatılması unutulmamalıdır.

 

            Acil vakalarda hastanın tedavisi en kısa yoldan yaptırılır ve hemen arkasından, tedaviyi yapan doktor veya sağlık kuruluşundan alınacak belge ile memurun bağlı olduğu kuruma başvurularak sevkin buraya yapılması sağlanır. Bu işlem ihmal edilirse alınacak rapor geçersiz sayılacağı gibi hastanın tedavi masraflarını da alması zorlaşır.

 

            Memurun bağlı olduğu kurumdaki izin vermeye yetkili amir lüzum görürse hastalık raporlarını, acil bir vaka üzerine düzenlenip düzenlenmediğini en yakın resmi sağlık kuruluşundan isteyebilir.

 

            Yeri gelmişken hastalık raporlarının alınmasında yapılan bazı hataları belirtelim. İzinli olduğu günlerde, görev mahalli dışına çıkan bir memur, izninin bittiği günden bir sonraki günün sabahı mesaiye başlama saatinde görevi başında olması gerekir. (İzin bitimi hafta tatili veya başka bir tatile rastlarsa, tatili müteakip iŞ gününün sabahı göreve başlanır.) Hal böyle iken, memurların, iznini müteakip görevi başında olması gereken günde, görev mahalli dışındaki bir yerden rapor aldıkları görülmektedir. Bu durumda aldıkları raporun geçerli olması mümkün olmamaktadır.

 

            Zaman zaman izin bitimi hafta tatiline rastlayan memurlar, pazartesi günü rapor almakta ve pazar günü hasta olduklarını tatil olduğu için başvuru işlemlerini yaptırıp doktora gidemediklerini iddia etmektedirler. Pazar günü hastalanan bir memur, durum acilse, tatil olmasına rağmen bir hastanenin acil servisine başvurabilir, veya acil hallerdeki usullerle tedavisini yaptırabilir. Pazartesi günü de gerekli sevk işlemini tamamlatır.

 

            Pazar günü hastalanan bir memur, tıbben sakıncalı olması, veya ulaşım imkansızlığı sonucu tedavisini pazartesi günü yaptırmış ve rapor almışsa, hastalığın en az bir gün önceden başladığı raporda belirtilmelidir. Diğer taraftan, hastanın nakli tıbben sakıncalı ise, bu hususunda belirtilmesi gerekir. ulaşım imkansızlığı halinde, o yerin mülki amirinden pazar günü ulaşımın mümkün olmadığını gösterir bir belge alınmalıdır.

 

            Ayrıca öğretmenler görev mahalleri dışına izinli gittikleri, izin belgelerini yanlarında bulundurmalı, hastaneye sevk için ilgili makama başvurduklarında kendilerinden izin belgesinin isteneceğini unutmamalıdırlar. Hastalık halinde raporların alınmasında dikkat edilecek hususlar yanında, tedavi ve yol giderlerinin sağlanmasında dikkat edilmesi gereken hususlar da önemli bir konudur. Bu sebeple ilgili mevzuat ve içtihatlardan yararlanarak bu konuda da açıklamalar yapmaya çalışalım.

 

            Tedavi ve yol giderlerinden yararlanacak olanlar. Tedavi Giderleri Yönetmeliği'nin 3. maddesinde Şöyle belirlenmiştir.

 

            Yurt içinde: Devlet memurunun kendisi, eşi, bakmakla yükümlü olduğu ana ve babası, aile yardımı hak eden çocukları.

 

            Yurt dışında: Yurt dışında görevli sürekli görevde bulunan memurun kendisi, eşi, bakmakla yükümlü olduğu ana ve babası ile aile yardımını hak eden çocukları.

 

            Devlet memurunun eşinin tedavi ve yol giderlerinden yararlanabilmesi için devlet memurunun, 657 sayılı Kanunun ek geçici 6.7.8.12.13.14. ve 16. maddeler kapsamına giren personel veya bir zümreye sağlık yardımı sağlayan bir kanuna tabi olmaması gerekir.

 

            Yurt dışında geçici görev, bilgi ve görgü arttırmak veya staj yapmak üzere bulunan Devlet Memurunun kendisi, yanlarında olan veya herhangi bir sebeple yurt dışında bulunan eşleri, bakmakla yükümlü oldukları ana babaları ve aile yardımı ödeneğini hâk eden çocukları ile yasal izinlerini geçirmek üzere yurt dışına giden memurların hastalanmaları, Türkiye'ye gelerek tedavi olmalarının mümkün bulunmaması veya zorunlu olarak bulundukları yerde tedavi görmeleri halinde, yurt dışında yapılan ve tedavi yönetmeliğinde belirtilen tedavi giderlerinin, yurt dışındaki tedavi için yönetmelikte öngörülen usullere uyulmak, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı yataklı tedavi kurumları resmi fiyat tarifesinde (Bu tarife de bulunmadığı takdirde üniversite hastanelerinde uygulanan fiyat tarifelerinde) aynı tedavi için belirlenen tutar ile sınırlı olmak, Türkiye'de ve Türk parası olarak ödenmek Şartıyla, kurumlarınca karşılanır.

 

            Yurt dışında tedavi ve yol giderlerinden yararlanacak olanların hastalanmaları halinde tedavilerinin sağlanabilmesi için tedaviye mahalli usule göre lüzum gösterilmiş olması gerekmektedir.

            Yurt içinde tedavilerinin mümkün olmadığı Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından yetkili kılınan tam teşekkülü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenen ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylanan raporlardan anlaşılan Devlet Memurlarının yurt dışındaki tedavi ve yol giderleri kurumlarınca ödenir.

 

            Tedavi resmi sağlık kuruluşu veya resmi sağlık kurumunda sağlanmışsa hastadan para alınmaz. Sağlık kurumları, tedavi dolayısıyla yaptıkları masrafları hazırladıkları fatura ile ilgili kurumdan tahsil ederler. Hastaya ilaç gerekli ise, varsa kurumun anlaştığı eczanelerden reçete ile ilaçlar alınabilir. Anlaşmalı eczane yoksa memur ilaçları aldığı yerden alacağı faturayı kurumuna vererek, ilaç için ödediği parayı kurumundan alır.

 

            Yurt içinde sağlanması mümkün olmayan ilaçlar (Bunların yurt içinde bulunmadığı ve kullanılmasının zorunlu olduğu Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylandığı takdirde) yurt dışından getirtilebilir. Alınan faturanın bedelinin kurumdan alınabilmesi için, bu faturanın memurun bulunduğu yerdeki Sağlık Müdürü veya Hükümet doktorunca (Ankara'da S.S.Y. Bakanlığınca) tasdik edilmesi gerekir.,

 

            Hastaya uygulanması gereken enjeksiyonların tedaviyi yapan kuruluş veya kurumca yapılması sağlanır. Bu mümkün olmuyorsa enjeksiyonlar yetkili kişilere yaptırılır. Bu kişilerden alınacak fatura ve ilacın alınmasını sağlayan reçeteye dayanılarak, fatura bedeli, Maliye Bakanlığı ile S.S.Y. Bakanlı' nca tespit edilen rayici geçmemek üzere, kurumdan alınır. hastanın tedavisinin evde yapılması halinde doktorun eve geliş vasıta ücreti memurun kurumunca ödenir.

 

            Resmi sağlık kurumlarında yaptırılan özel tarifeli muayene ve tedavi ücretlerinin de kurumca ödenmesi mümkündür.

 

            Sevk işlemleriyle ilgili kısımda açıklandığı üzere, memurun, özel sağlık kurumuna sevkı ve tedavinin bu kuruluş veya kurumlarca yapılması halinde, bu kurumlar (kabul ettikleri takdirde) ücretlerini düzenleyecekleri faturalarla kurumdan tahsil edebilirler. Bunu kabul etmezlerse ücretlerini memurdan alırlar. Memur, bunlardan alacağı fatura ile masraflarını kurumdan tahsil eder.

 

            Acil vakalarda, gerekli başvurma ve sevk işlemleri yaptırılmadan tedavi sağlanmışsa, gerekli işlem ve belgelerin usulüne uygun olarak tamamlanmasından sonra tedavi giderleri ödenir. Tedavi özel sağlık kuruluşu veya kurumuna yaptırılmışsa, yine gerekli sevk işlemlerinin sonradan tamamlanmış olması ve hastaya ilk müdahaleyi yapan doktor tarafından hastanın durumunun acil olduğu ve derhal müdahale gerektirdiği raporda belirtilmiş olmalıdır. Aksi takdirde hasta memurun tedavi giderlerinin kurumu tarafından ödenmesi mümkün olmamaktadır.

 

            Hasta memurun tedavi için bulunduğu yerden başka bir yere gönderilmesi halinde; tedavi kurumun bulunduğu yere kadar gidiş-dönüş yol masrafı ile hamal, bagaj, gibi. giderler, yolda geçen süre için yevmiye ödenir. Tedavisi yatakta sağlanacak memurun kuruma başvurması tarihi ile kabul işlemi arasında zaman geçmişse, bu günler içinde (beş günü geçmemek üzere) yevmiye ödenir. Tedavi kurumunca yatak sağlanıp yemek verilmişse, yatakta tedavi süresince 2/3 oranında yevmiye ödenir. Tedavi ayakta sağlanmışsa tedavi süresince yevmiye ve ikamet yeri ile kurum arasındaki mutat taşıt ücreti ödenir.

 

            Yol masrafı ve yevmiyeler harcırah Kanununun hükümlerine göre hesaplanır. Hasta memurun, tedavi ve yol giderlerinden yararlanabilen aile efradından olursa yine aynı Şekilde işlem yapılır. Miktarlar, memurun kanuni yol masrafı ile yevmiyesi üzerinden hesaplanır. Hastanın tedavisi sırasında veya tedavi kurumuna gidebilmesi için refakatçi gerekiyorsa durumun doktor raporuyla belgelendirilmesi şartıyla gerekli masraflar hastanın bağlı olduğu kurumunca ödenir.

            Yurt dışında tedavi yaptırılması lüzumlu görülmüşse, nasıl hareket edileceği ve gerekli belgelerle bunların nerelerden temin edileceği gibi hususlar, o ülkedeki büyükelçilik tarafından tespit edilerek Dışişleri ve Maliye Bakanlığına bildirilmektedir. Bu konuda, her ülkenin değişik mahalli uygulamaları olduğundan, gerektiğinde adı geçen Bakanlıklara başvurulmaktadır.

 

            Buraya kadar tedavi giderleri konusunda genel durumları açıklamaya çalıştık. Bazı özel tedavi durumları hakkında da kısa açıklamaları yapmak suretiyle konumuzu bitirelim.

 

            İçmece ve kaplıca tedavisi: Sağlık kurulları tarafından içmece ve kaplıca tedavilerine lüzum görülenler, raporlarında belirtilen içmece ve kaplıcada, raporda yer belirtilmemişse en yakın içmece veya kaplıcada tedavi ettirilenler. Gerekli tedavi ve yol giderleri kurumlarınca ödenir.

 

            Diş hastalıkları tedavisi: Diş tedavilerinde veya protez yapılması sırasında kullanılan altın ve benzeri kıymetli madenlerle modern protezin parası ödenmez. Memur, altın kullanılmasını veya modern protez yapılmasını isterse, aradaki farkı ödemesi gerekir.

 

            Doğum: Devlet Memurlarına doğum dolayısıyla tedavi gideri ödenmez. Ancak, doğumun normal geçmediği veya doğum sonrasında bir ihtilat meydana geldiği takdirde, müdahale ve tedavi için yapılan giderler kurumca ödenir.

 

Gözlük: Göz hastalıkları uzmanları tarafından düzenlenen reçeteye göre alınan gözlüklerin bedelleri kurumca ödenir.(Çerçeve için ücret ödenir) 2 yıl geçmeden yeni çerçeve alınamaz. 2 yıl geçtiği halde cam değiştirilmiyorsa yine çerçeve alınamaz. Görme bozukluluklarının düzeltilmesi için kullanılan kontak lens bedellerinin tıbben lüzum gösterilmesi Şartıyla ve Maliye Bakanlığınca bütçe Kanunlarına dayanılarak hazırlanan ilgili yıllar bütçe uygulama talimatlarında belirtilen esaslar dahilinde ödenmesi mümkündür.

 

            İşitme cihazları: İşitmenin düzeltilmesinin cihaz ile mümkün olduğu resmi hastanelerin uzman doktorlarınca verilecek raporla tespit olunması halinde, İşitme cihazının bedeli kurumca ödenir. İşitme cihazının değiştirilmesi, en az 10 yıl geçmesi ve değiştirilmenin zorunlu olduğunun raporla belgelendirilmesiyle mümkün olabilmektedir.

 

            Çeşitli protezler: Sağlık kurumları veya kuruluşlarının yetkili uzmanlarınca gösterilen lüzum üzerine tedavi amacıyla kullanılacak Çeşitli korse, kasık bağı, varis çorabı, ortopedik ayakkabı, tabanlık, koltuk değneği, gerek yurt içinden gerekse yurt dışından sağlanan vücut organı protezlerinin bedelleri ödenir.(Protezlerin yenilenmesi, değiştirilmesinin zorunlu olduğunun raporla belgelendirilmesi halinde mümkündür.) Estetik ameliyatların parası ödenmemektedir.

 

            Hastalık raporları ve tedavi giderleri konusunda gerekli dikkat ve titizliğin gösterilmemesinin memleket ekonomisi açısından doğurduğu olumsuz sonuçlar yanında, memurları maddi ve  manevi bakımlardan zarara soktuğu, sıkıntılarına sebep olduğu hatırdan çıkarılmamalıdır. İnsan sağlığının kamu hizmetinde de üstün tutulmasıyla verilen bu imkanların istismar edilmemesi en içten dileğimizdir.